19 Ocak 2010 Salı

MHP' YE ÖNERİLERİM

Mhp’ye önerilerim felsefel ve mantıksaldır yani kuramsaldır; benim işim bu.

Mhp’ye önerilerim:

A) Mhp’ ye gerekli olan şey, mantıktır, bilimsel mantıktır öncelikle.

1) Mhp’ye ilk önerim; adını değiştirsin. Mhp ‘’ Türk’üm, Türkiye’liyim, ’’ diyorsa; ‘’Milliyetçi Hareket Partisi’’ isminde hiçbir Türkçe sözcük olmadığını anlaması gerekir öncelikle. Bir halk ya da toplum için dil, birinci belirleyicidir çünkü dil, temel düşünce aracıdır ve insan, en insanca ve en bilimsel ancak kendi dilinde düşünebilir. Milliyetçi, hareket ve parti sözcüklerinin hiç birisi Türkçe, Türkiye’lice değil ve böyle şeyler de beni hem çok utandırır hem de çok kızdırır. Türk olmak, Türkiye’li olmak için önce Türkçe olmak gerekir. Arap, Fars ve batı dilleri sözcüklerini demet yaparak Türk, Türkiye’li, Türkçe olunmaz. Türkçe’yi başaramadan ne Türk ne Türkiye’li olunmaz. Elin diliyle Türkçe’ye ve Türkiye’liliğe girilmez.

2) Bu nedenle Mhp önce ismini değiştirip sonra da iyi bir Türkçe savunmanı olmalıdır.

3) Mhp İslamiyet’i bırakmalıdır. İslamiyet hem Türkçe’nin var olmasını, gelişmesini hem de Türklüğü ve Türkiye’liliği önler. İslamiyet de Türkçe bir sözcük değildir. Türkçe olmayan bir sözcüğü beynine kazıyıp Türk de, Türkiye’li de, Türkçe de olunmaz. Önce beyin, yabancı sözcük ve kültürlerden arındırılmalıdır. Türklere din gerekliyse Türkçe gelir; yabancı dilde gelmez. Bu mantığın bile oluşmasını önlüyor işte, yabancı bir din olan İslamiyet. Mhp eğer gerçekten Türk, Türkçe, Türkiye’ci ise öncelikle beyninden, bu duygusal damgayı kazıyıp atmak korkusuzluğunu, yiğitliğini göstermelidir… Türk’sen, Türkçe’ci isen Türkçe konuşacak, yazacak, düşüneceksin ve Türkçe olmayan bir dine gitmeyeceksin. Savunmak ve yaşamak istiyorsan, Türk tarihinde yani kendi. tarihinde Türkçe din var. Eğer onu beğenmiyorsan, bekle ki sana, Türkçe bir din gelebilsin. Türkçe dine karşı mısın ki Arapça dine sarılıyorsun? Öyleyse ‘’ Türk’üm, Türkiye’liyim, Türkçe’ciyim, ’’ demeyeceksin. Arap, Fars, İngiliz, Fıransız, Alman sözcükleriyle Türk de Türkçe de olunmaz; bana kalsa Türkiye’li de olunmaz. Müslüman olamayacak kadar yiğitliğin yoksa, Türk olacak ve Türkiye’li olacak kadar da yiğitliğin yok demektir. O zaman da en baştan yitirirsin her şeyini. Seni ya batı ya Arap dünyası, elinde oynatır; var olmayı, onlara hizmet sanırsın.

4) Mhp, parmaklarıyla kurt putu ( fetişi) yapmayı bıraksın; böyle şeyler üreteceğine

Tükçe, Türkiye, bilim, felsefe, siyaset, insan, din üzerine araştırmalara yapsın, kitaplar yazsın, vakıflar kursun. Ve logosunu değiştirsin. Logosuna; 23 nisan 1920 sonrası Türkiye devleti’ne ait simgeler koysun. Yani öncelikle Türkiye Devleti’nin; 1920 sonrası, özel, özgün, bağımsız, yeni bir devlet olduğunu anlasın. Dini İslamiyet, logosu Osmanlı; böyle bir Türklük, Türkiye’lilik, Türkçe olmaz.

B) Mhp; Devlet Bahçeli’den kurtulsun.

Devlet Bahçeli; Türkmen soyundan, varlıklı bir ailenin çocuğuymuş ve bu yüzden, üniversiteye değin özel okullarda okuyabilmiş bu nedenle. İlginç bir şeydir ki Türkiye’de siyasi yönetimlere ( belediye başkanlıklarında da) genelde ya Türkiye’ye dışarıdan gelmiş olanlar ya da ‘’Ben Türk değilim, ‘’ diyenler adaydır. Bunlar ekonomide de önde, üsttedirler. Bu ilginç bir durumdur. Bu nedenle, Türkiye’de batıcıların, Arap’çıların ve başkacıların olması da doğaldır bence. Komünistler de Sovyetler Birliği’ci, Çin’ci, Arnavutluk’çu, Küba’cı oldular bu nedenle. Yani ‘’ Ben bağımsız, özgür, özgün Türk’üm, ’’ ya da ‘’ Türkiye’ciyim, ‘’ diyene pek az rastlanıldı, rastlanıldıysa da. Bunu diyen yalnızca Atatürk var, bir de ben, sanıyorsam. Ötekiler hep yabancı bir şeyci… Müslümanlar, Arap kültürcüsü; komünistler ise Marx ve Sovyet kültürcüsü; batıcılar ise batı kültürcüsü. O yüzden ki Türkieye’de her işten sayısız insan var da, yalvarsan, beş tane özgün, Türkiye’lilikle ve Türkçe ile yoğrulmuş, Türkiye’ci, Türk bilge bulamazsın. Olanlar ise yabancı bilgelerin Türkiye temsilcileri. Açarlar ağızlarını Aristo, kaparlar ağızlarını Sartre; canları cehenneme…

Devlet Bahçeli; bir bilimcinin, ulusal siyasette başarısızlığına bir örnek. Ülke ve üniversite kavramlarının ayrı şeyler olduğunu anlayamıyor. Devlet Bahçeli; okul yaşamını çok sevmiş olacak ki okul yaşamındaki gibi hep sıralarda oturmak istiyor; dünyayı, sıralardan anlamak ve yönetmek istiyor. Her gün ya da her hafta yasal gösteriler, yürüyüşler düzenlemek yerine; T.B.M.M. sıralarından topluma seslenmekle yetiniyor. Türkiye üzerine oynanan bu denli yüzsüz oyunlar karşısında, alanlara inmek yerine, T.B.M.M. sıralarından, ev ödevi yapmayı yeğliyor; oysa okul biteli yıllar oldu. Türk milliyetçiliğini Türkçe, felsefe, kültür, bilim, bilgelik, düşünce olarak değil de; Cia’nin güdümünde kalarak, Sovyetler Birliği, komünizm ve komünist düşmanlığı olarak öğrenen ve algılayan Mhp milliyetçileri bunlar yok olunca ne yapacağını şaşırmadan önce ne olduğunu çoktan unutmuştu gerçekte. Ne yapacağını ve ne olduğunu unutanlara en güzel seçenek, köşeye çekilmek, keyif sürmektir. Mhp milliyetçilerinin okuyabileceği kaç kitap var? Onların güçsüzlüklerinin ve özsel yozluklarının püf noktası, bu sorudadır. Bir ‘’Dokuz Işık’’ kitabını olsun okumuşlar, kavramışlar mıdır? Başka hangi kitapları okurlar? Kuran’ı mı? Daha başka ? Sayabilirler mi 100 kitap? Onların ürettikleri, yazdıkları 100 kitap var mı? Bilimsel ve teknolojik alanlarda ne yapmaktadırlar? Kaç tane vakıfları, dernekleri vardır? Hangi buluşları yapmışlardır? İshalde ilk yardımı biliyorlar mı? Bir üçgenin iç açıları toplamını biliyorlar mı? Komünist kitaplarını okumuş, incelemişler, eleştirmişler mi? Canları sıkılınca hangi kitapları okurlar? Yabancıların yazdıkları kitapları mı? Yabancı kültürlerin kitaplarını mı okurlar, örneğin Kuran gibi? Kendileri ne yazmışlar? Ülkeye ve dünyaya, insanlığa hangi kitapları kazandırmışlar? Olmak istedikleri ve övdükleri, 23 nisan 1920 sonrasına ait kaç Türk var, Türkiye’li var?

Devlet Bahçeli gitmeli ve Mhp, üzerindeki ölü toprağını atmalı. Faşist pkk yanlıları bile her gün yasa dışı gösteri üstüne gösteri yaparlarken Mhp milliyetçileri haftada bir yasal gösteri yapmayı bile beceremiyorlar.

Devlet Bahçeli gitmeli. Çünkü o koyu bir Beşiktaş fanatiği. Türkiye ve Türkçe fanatiklere gerek duymaz. Üstelik ulusal ve bilimsel bir insan, takım tutmaz. Daha güzel şeylerle uğraşır. Devlet Bahçeli seçim yapmalı: Ya okul sıralarını ve sporu seçmeli ya ulusal siyaseti. Ya da belediye başkanlığı da yapabilir yeter ki ulusal siyasetten uzak dursun.

Devlet Bahçeli gitmeli. Çünkü seçimlerden sonra T.B.M.M. de, bugün, bölücülük ve terör yanlısıcılık yaptığı için siyaset yapması yasaklananların ellerini sıkmıştı. Yani Bahçeli, ileri görüşlü de mantıklı da değil. Bir Türk, Türkiye’li , bağış dilememiş düşmanının elini asla sıkmaz.

Devlet Bahçeli gitmeli. Sesi yeterli değil. Sanki boğazlıyorlar. Öyle ses olmaz siyasette.

Devlet Bahçeli gitmeli. Çünkü felsefe ve mantık yapamıyor. Günlük konuşmaları hep karşı başkanların sözlerine yanıt; kendisi bir şey üretemiyor. Yani karşıtları bir şey konuşmasa, o da bir şey konuşmayacak.

Devlet Bahçeli gitmeli. Yoksa Mhp gider. Mhp’nin başına; bilimsel, bilge, dinsiz, Abd ve Ab karşıtı, yabancı kültür karşıtı, Türkçe’ci, komünist, milliyetçi, dinci, devrimci, yiğit, yazar, şair, takım tutmayan biri gelmeli. O zaman işte, oyların %60’ını da alır.Yoksa Mhp Türkiye’nin 1400 yıl gerisinde kalır. Yani bugün ki Mhp kaybetmeden (yitirmeden) Türkiye, Türklük, Türkçe kazanamaz, var olamaz…. Terör karşıtlığı ile iktidara ( başa) gelse de bu, bilimsel ve bilgelik değil gündemsel ve bedensel bir iktidar olur. Yani bu durumda, Mhp kazansa da Türkiye, Türkçe, Türkiye’lilik yine kazanamaz.

Mhp Türkçe, ulusal, bilimsel, bilge ve korkusuz olmalı. Yoksa Mhp’ye de gerek yok, milliyetçiliğe de….

Necdet Gürçiftçi

2010-ocak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.